Mevzuat & İmar Yönetmeliği

Kağıt Devri Kapanıyor: Dijital Proje ve e-PYS Yönetmelikleri Mimarlık Ofislerinde Neyi Değiştirecek?

Kağıt Devri Kapanıyor: Dijital Proje ve e-PYS Yönetmelikleri Mimarlık Ofislerinde Neyi Değiştirecek?

5 Ağustos 2026 tarihli ve 33331 sayılı Resmî Gazete'de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan iki yönetmelik birlikte yayımlandı: "Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Dijital Olarak Hazırlanması Hakkında Yönetmelik" ve "Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Elektronik Ortamda Teslimi ve Yönetilmesi Hakkında Yönetmelik". İkisini yan yana okuyunca ortaya çıkan tablo net: yapı ruhsatı süreçlerinde çizim masasından beri süregelen "ıslak imza, A0 pafta, idare gişesi" düzeni, kademeli ama geri dönüşü olmayan biçimde tasfiye ediliyor.

Bu yazıda iki metni madde madde, ekleriyle birlikte inceliyorum: kapsam, zorunlu tutulan format ve standartlar, geçiş takvimi ve büronuzda bugünden atmanız gereken adımlar. Hem mimar hem inşaat mühendisi olarak bu tür mevzuat geçişlerini saha tarafında da yaşamış biri olarak şunu söyleyebilirim: bu düzenleme, önceki BIM teşvik genelgelerinden farklı olarak artık isteğe bağlı değil, tarihi belli bir zorunluluk.

İki yönetmelik, tek amaç: ruhsat sürecinin dijital omurgası

Yönetmelikler birbirinden bağımsız değil. İkinci yönetmeliğin 4'üncü maddesi açıkça birinciye atıf yapıyor ve e-PYS'ye (Elektronik Proje Yönetim Sistemi) yüklenecek her dosyanın "Dijital Olarak Hazırlanma" yönetmeliğine uygun olması gerektiğini söylüyor. Yani biri içerik ve format standardını, diğeri teslim ve yönetim platformunu düzenliyor. Birini diğerinden ayrı okumak, işin yarısını görmek anlamına geliyor.

İki yönetmeliğin dayanağı neredeyse aynı ama birebir örtüşmüyor. Her ikisi de 3194 sayılı İmar Kanunu'na ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 107'nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (ç) bentlerine dayanıyor. Ama Dijital Hazırlama Yönetmeliği buna ek olarak aynı Kararname'nin 508'inci maddesine de dayanıyor; Elektronik Teslim Yönetmeliği'nin dayanak maddesinde bu ek atıf yok. Kapsam da neredeyse örtüşüyor: bodrum kat hariç en çok iki katlı ve toplam yapı inşaat alanı 200 metrekareyi geçmeyen müstakil yapılar ile entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık yapıları, her iki yönetmeliğin de dışında bırakılmış. İkinci yönetmelik buna ek olarak 3194 sayılı Kanunun 4, 26 ve 27'nci maddelerinde sayılan yapıları (kamu yapıları, ruhsat ve muayeneden muaf yapılar gibi) da kapsam dışına alıyor. Kısacası, küçük müstakil konut ve basit tarımsal yapılar bu yükümlülüklerin dışında kalıyor; uygulama imar planı bulunan alanlarda yapılacak diğer her yeni bina bu rejime tabi.

Birinci yönetmelik: projeler artık nasıl "hazırlanacak"

PDF/A ve iki katmanlı format zorunluluğu

Dijital Hazırlama Yönetmeliği'nin 4'üncü maddesi, proje müellifi tarafından hazırlanan 2B (iki boyutlu) proje çizim dosyalarının ilgili idareye PDF/A formatında teslim edilmesini şart koşuyor. PDF/A, sıradan PDF'ten farklı olarak arşivlenebilirlik için tasarlanmış, yazı tipi ve içerik gömme kurallarıyla yıllar sonra bile aynı görünümü garanti eden bir standart. Projeye eşlik eden rapor, hesap ve diğer dokümanlar için de aynı format geçerli.

Asıl kırılma noktası ise 3B tarafında. Yönetmelik, sayısal yapı modellerinin TS EN ISO 19650-1 ve 19650-2 standartlarına göre BIM tabanlı olarak oluşturulmasını ve TS EN ISO 16739-1'de tanımlı IFC formatında teslim edilmesini zorunlu kılıyor. IFC (Industry Foundation Classes), yazılımdan bağımsız, açık bir veri şeması; Revit'te üretilen bir modelin ArchiCAD'de veya idarenin kullandığı bir denetim yazılımında da aynı şekilde okunabilmesi hedefleniyor. Madde 9'a göre BIM modelinden CAD çizim dosyaları da üretilecek ve PDF/A olarak teslim edilecek; üstelik BIM modeliyle bu PDF/A nüshasının birbiriyle uyumlu olması zorunlu tutulmuş. Pratikte bu, "önce 2B çiz, sonra 3B'yi ayrıca modelle" ikili iş yükü değil, modelden türetilen tek kaynaklı bir üretim akışı anlamına geliyor.

Ekler: bürokrasinin değil, veri yapısının standardı

Yönetmeliğin gövdesi kadar ekleri de mesleği doğrudan ilgilendiriyor, üstelik bu ekler yeterince somut olduğu için dosya isimlendirmesini kurmak için ayrıca ek metnini açmanıza gerek kalmıyor; mantığı burada anlatmak yeterli.

EK-1'e göre her proje, ruhsat başvurusunun yapıldığı yılı gösteren iki haneli bir sayı ile aynı yıl içinde sırayla verilen dört haneli bir numaradan oluşan, toplam altı haneli bir "proje kodu" alıyor. 2026 yılında açılan 47'nci başvurunun proje kodu, örneğin, 260047 oluyor. Dijital sistem üzerinden güvenli elektronik imzayla teslim halinde bu kodu sistem kendisi üretiyor; sistemsiz başvurularda proje müellifi idareye gidip bu numarayı almak zorunda. İdare ayrıca başvuruya ait yıl, il, ilçe, mahalle, ada no, parsel no ve durum (yeni proje mi, kaçıncı tadilat mı) bilgilerini meta veri olarak saklıyor, ama bu bilgiler dosya adının kendisine girmiyor; proje kodunun arkasında duran künye bilgisi olarak kalıyor.

EK-2, bu proje kodunun üzerine kurulu bir dosya adı şablonu getiriyor. Şablon dokuz bilgi alanından oluşuyor, her alan sabit uzunlukta ve aralarında boşluk bırakılmadan alt tire "_" kullanılıyor:

Bilgi alanıProje koduBina koduDisiplinAlt disiplin/ögeDosya türüDosya tipiKat/konumSıra noRevizyon no
Karakter sayısı622423323

Tek binalı bir projede "bina kodu" hep 00. Birden fazla bina veya blok varsa her biri kendi iki karakterlik koduyla ayrılıyor. "Disiplin" alanı EK-2'nin Tablo 2.2'sinde tanımlı, sabit iki harfli kısaltmalardan geliyor: mimari MM, iç mimari IM, statik ST, elektrik EE, mekanik MK, harita HR, altyapı AL, peyzaj PY, zemin ZE, yangın YN, güneş enerji sistemi GS, akustik AK.

"Alt disiplin/öge" alanı dört karakterlik bir kısaltma ve yine önceden tanımlı bir listeden seçiliyor. Mimari disiplinindeki öge kısaltmalarından bazıları: kolon KOLN, duvar DUVA, döşeme DOSM, temel TEML, taşıyıcı TASI, çatı taşıyıcı CTAS, çatı kaplama CKAP, pencere PENC, kapı KAPI, merdiven MERD, ısı yalıtımı ISYA, su yalıtımı SUYA, sıva SIVA, cephe CEPH, giydirme cephe GIYC. Listede karşılığı olmayan bir öge için "DIGR" (diğer) kodu kullanılıyor. Revizyon yapılmamış bir dosyanın revizyon no alanı hep 000; idare revizyon isterse bu alan 001'den başlayarak artıyor.

Bu mantığı birleştirince, proje kodu 260047 olan tek binalı bir projede kolon detayına ait ilk çizim dosyasının adı şöyle bir iskelete oturuyor: 260047_00_MM_KOLN_[dosya türü][dosya tipi][kat/konum]_01_000. Köşeli parantez içindeki üç alan, dosyanın çizim mi, hesap mı, rapor mu olduğuna ve hangi kata ait olduğuna göre EK-2'nin ilgili tablolarından seçiliyor; ama iskelet, yani sabit uzunluklu kodların alt tire ile art arda dizilmesi, her proje için aynı kalıyor.

EK-3 mahal numaralandırma ve isimlendirme kurallarını, EK-4 CAD çiziminde katman adları, sembol gösterimi, ölçü ve yazı standartlarını içeriyor. EK-5, EK-6 ve EK-7, BIM modelinde kullanılacak zorunlu ve isteğe bağlı IFC sınıflarını, öznitelik ve özellik tanımlarını belirliyor. EK-8 model gelişim seviyesini, yani modelin geometrik ve alfanümerik bilgi zenginliğinin derecesini tanımlıyor; EK-9 ise teslim edilen BIM modelinin bütünlüğünü doğrulayan kalite kontrol formlarını içeriyor.

Dosya adından ayrı bir isimlendirme katmanı daha var: BIM modelinin içindeki her yapı elemanının, yani varlığın, kendi adı. Madde 11'e göre bir varlığın adı disiplin, kategori ve açıklama olmak üzere üç bilgi alanından oluşuyor ve bu alanlar da boşluksuz alt tire ile ayrılıyor. Disiplin ve kategori alanları EK-2 ve EK-5'teki sabit listelerden seçiliyor; açıklama alanına ise alt kategori, fonksiyon, ölçü, malzeme ve mahal bilgisi gibi serbest ama yine tire ile ayrılmış bilgiler girilebiliyor. Yani EK-2 dosyaların adını, madde 11 ise modelin içindeki tek tek duvarın, kolonun, kapının adını belirliyor; ikisi aynı mantıkla çalışan ama farklı katmanlarda duran iki kural seti.

Bu ekleri okuyunca şu netleşiyor: yönetmelik yalnızca "3B model iste" demiyor, hangi yazılımda üretilirse üretilsin modelin nasıl adlandırılacağını, hangi IFC sınıflarının zorunlu olduğunu ve hangi meta-verinin model içine gömülmesi gerektiğini de tarif ediyor. Bu, idarelerin projeyi yalnızca görsel olarak değil, veri düzeyinde (örneğin otomatik emsal veya alan kontrolü yapacak şekilde) denetleyebileceği bir altyapı kuruyor.

e-pys
e-pys

Pafta düzeninde bile standart var

8'inci madde, dijital ve basılı çizimlerin pafta boyutlandırmasında A4 ve katlarının (A3, A2, A1, A0) kullanılmasını, TS EN ISO 216 ve TS 5734 ISO 9961 standartlarına uyulmasını istiyor. Her CAD çizimi ve doküman için ayrı bir dijital dosya oluşturulması esas; birden fazla paftanın yan yana tek dosyada birleştirilmesi artık kabul edilmiyor. Bu, özellikle çok paftalı büyük ölçekli projelerde alışılmış bir pratiği doğrudan değiştiriyor.

İkinci yönetmelik: e-PYS ile teslim ve denetim süreci

Sistem ne iş görüyor

Elektronik Teslim Yönetmeliği, ruhsat sürecindeki teslim, inceleme, eksiklik bildirimi, onay ve tebligat işlemlerinin Bakanlık bünyesinde kurulan e-PYS (Elektronik Proje Yönetim Sistemi) üzerinden yürütülmesini öngörüyor. Sistemde üç aktör tanımlanmış: kullanıcı (belirli iş ve işlemleri yürütmeye yetkili kişi), platform sorumlusu (kullanıcı oluşturma, silme ve yetkilendirme yapabilen kişi) ve ilgili idare. İdarelerin sistemi kullanabilmesi için Bakanlık ile aralarında bir protokol imzalanması gerekiyor; idare adına platform sorumlusunu da yine idare belirliyor.

Teslim usulünde iki yol

6'ncı madde teslim usulünü iki senaryoya ayırıyor. Güvenli elektronik imza kullanılmadan PDF/A veya IFC formatında teslim edilen projelerin ayrıca basılı olarak da verilmesi gerekiyor; yani imza güvenliği sağlanmadıkça kâğıt tamamen devre dışı kalmıyor. Güvenli elektronik imza kullanıldığında ise dijital teslim yeterli sayılıyor ve basılı nüsha istenmiyor. Burada açık bir teşvik mekanizması var: elektronik imza yatırımı yapan büro ve müellifler için kâğıt yükü tamamen kalkıyor.

Madde ayrıca "kâğıda yazdırılıp taranarak oluşturulan PDF dokümanları kullanılamaz" diyerek, taratılmış görüntü dosyalarının PDF/A yerine geçirilmesinin önünü kapatıyor. Bu, aranabilir ve vektörel veri zorunluluğunun arkasındaki iradeyi net gösteriyor: amaç sadece dosya formatını değiştirmek değil, verinin makine tarafından okunabilir kalmasını garanti etmek.

Sorumluluk dağılımı

Yönetmelik sorumluluğu üç katmana yayıyor. Müellif, e-PYS'ye yüklediği dosyadaki bilgilerin doğruluğundan sorumlu (madde 5/2). İdare ve yapı denetim kuruluşları mevzuata uygunluğu sistem üzerinden inceliyor; eksiklik veya hata tespit ettiğinde gerekçesiyle birlikte ilgilisine bildiriyor ve dosya tamamlanmak üzere iade ediliyor. İdarenin de yükümlülükleri var: teslim edilen sayısal veriyi üçüncü kişilere devredemiyor, müellifin izni olmadan projeyi çoğaltamıyor, değiştiremiyor veya başka projelerde kullanamıyor; verinin güvenliğini sağlamakla yükümlü tutuluyor (madde 4/5). Fikri mülkiyet konusunda endişe taşıyan meslektaşlar için bu madde önemli bir güvence.

Bir diğer dikkat çekici hüküm şu: bu yönetmelik kapsamındaki işlemler için e-PYS dışında elektronik ortam kullanılamıyor (madde 7/7). İdarelerin kendi yazılım platformları varsa bile, bu platformlardaki işlemlerin e-PYS'ye aktarılması ve orada kayıt altına alınması zorunlu. Bu, bugün bazı büyükşehir belediyelerinin kendi e-imar sistemlerinde yürüttüğü süreçlerin merkezi sistemle entegrasyonunu ya da o sistemlerin devre dışı kalmasını gerektirecek; uygulamada en çok sürtünmenin burada yaşanacağını tahmin ediyorum.

Geçiş takvimi: kim, ne zaman, hangi eşikte

Bu iki yönetmeliğin en çok sorulacak kısmı muhtemelen "bana ne zaman dokunuyor" sorusu. Cevap tek bir tarih değil, kademeli bir takvim.

Yürürlük tarihleri net: Dijital Hazırlama Yönetmeliği 1/9/2027'de, Elektronik Teslim Yönetmeliği (e-PYS) 1/9/2028'de yürürlüğe giriyor. Aradaki bir yıllık fark tesadüf değil gibi görünüyor; önce format standardının oturması, ardından teslim platformunun devreye girmesi planlanmış olmalı.

Ancak Dijital Hazırlama Yönetmeliği'nin geçici 1'inci maddesi, yürürlük tarihinden sonra da kademeli bir muafiyet takvimi kuruyor. 2B PDF/A zorunluluğu için (madde 4/2-3): nüfusu 2.000.000'u aşan illerin nüfusu 600.000'i aşan belediyelerinde yapılacak ve toplam inşaat alanı 5.000 metrekareyi geçen binalar dışındaki tüm yapılarda bu zorunluluk 1/3/2029'a kadar ertelenmiş. Yani büyükşehirlerin büyük ilçe belediyelerindeki büyük ölçekli projeler yürürlük tarihinden itibaren, geri kalan her şey 2029'un Mart ayına kadar muaf.

3B BIM/IFC zorunluluğu (madde 4/5) ise nüfus ve inşaat alanı eşiklerine göre dört kademede devreye giriyor: nüfusu 2 milyonu aşan illerde nüfusu 600 binden fazla belediyelerde 10.000 m²'yi aşan binalar için 1/9/2029; nüfusu 2 milyonu aşan illerde nüfusu 400 binden fazla belediyelerde aynı büyüklükteki binalar için 1/9/2030; nüfusu 1 milyonu aşan illerde nüfusu 300 binden fazla belediyelerde 1/9/2031; bu üç kategoriye girmeyen tüm diğer binalar için ise 1/9/2032. Bir bina bu kademelerden birine girip BIM zorunluluğu fiilen başladığında, o bina için 2B PDF/A hükümleri (madde 4/2-3) ayrıca uygulanmıyor. Mantıklı, çünkü zaten BIM modelinden türetilmiş 2B çıktı istenmiş oluyor.

Son olarak, geçici madde 1/2 ayrı ve geniş kapsamlı bir muafiyet getiriyor: konut ve ticaret-konut karma kullanımlı binalar dışındaki yapılar (sanayi, salt ticari, kamu gibi) için yönetmeliğin tamamı 1/9/2033'e kadar uygulanmıyor.

Geçici 2'nci madde ise kazanılmış hakları koruyor. Bu geçiş tarihlerinden önce ruhsat başvurusu yapılmış yapılar ile kamu kurum ve kuruluşlarının ihale kararı veya ihale tarihi almış işleri, yeni hükümlerden muaf tutuluyor.

Bu kadar eşik ve tarihi tek seferde takip etmek zor olduğu için, kimin ne zamana kadar muaf olduğunu tek tabloda topluyorum:

KapsamMuafiyet süresi
Nüfusu 2.000.000'u geçen illerin nüfusu 600.000'den fazla belediyelerinde inşaat alanı 5.000 m²'yi geçmeyen binalar (2B PDF/A zorunluluğu)1/3/2029'a kadar
Nüfusu 2.000.000'u geçen illerin nüfusu 600.000'den fazla belediyelerinde inşaat alanı 10.000 m²'yi geçen binalar (BIM/IFC zorunluluğu)1/9/2029'a kadar
Nüfusu 2.000.000'u geçen illerin nüfusu 400.000'den fazla belediyelerinde inşaat alanı 10.000 m²'yi geçen binalar (BIM/IFC zorunluluğu)1/9/2030'a kadar
Nüfusu 1.000.000'u geçen illerin nüfusu 300.000'den fazla belediyelerinde inşaat alanı 10.000 m²'yi geçen binalar (BIM/IFC zorunluluğu)1/9/2031'e kadar
Yukarıdaki üç satıra girmeyen tüm diğer binalar (BIM/IFC zorunluluğu)1/9/2032'ye kadar
Konut ve ticaret-konut karma kullanımlı binalar dışındaki tüm yapılar1/9/2033'e kadar

Tablodaki her satır, o eşiğin altında kalan projeler için geçerli; eşiği aşan büyük ölçekli projeler yürürlük tarihinden (1/9/2027) itibaren zaten kapsam içinde.

Kısacası: küçük ölçekli konut projeleriyle uğraşan bir büro için asıl baskı 2029 ile 2032 arasında hissedilecek. Büyükşehirlerde büyük ölçekli konut veya ticaret projesi üreten ofisler için ise saat çoktan işlemeye başladı, çünkü 1/9/2027 itibarıyla PDF/A zorunluluğu bu grupta muafiyetsiz uygulanıyor.

Bunun büro pratiğine anlamı

Meslektaşlarımın çoğu için BIM kavramı yabancı değil; büyük ölçekli işlerde, özellikle kamu ihalelerinde yıllardır isteğe bağlı ya da idare talebiyle uygulanıyordu. Bu yönetmeliklerin farkı, BIM'i "iyi olur" statüsünden "ruhsat şartı" statüsüne taşıması ve bunu somut, denetlenebilir bir dosya ve isimlendirme standardına bağlaması.

Pratikte üç alanda hazırlık gerekiyor. Birincisi yazılım ve donanım: IFC uyumlu BIM yazılımı (Revit, ArchiCAD, Vectorworks gibi) kullanmayan veya IFC dışa aktarımını doğru yapılandırmamış bürolar için bu bir yatırım kalemi olacak. İkincisi personel yetkinliği: EK-2 ila EK-9'daki isimlendirme ve öznitelik kurallarına uygun model üretmek, salt "3B çizmek"ten farklı bir disiplin gerektiriyor; büroda bir BIM koordinatörlüğü rolünün tanımlanması gerekecek. Üçüncüsü güvenli elektronik imza altyapısı: e-PYS'de kâğıtsız teslimin yolu buradan geçiyor, dolayısıyla e-imza temini ve kullanım süreçlerinin şimdiden büro rutinine oturtulması işleri hızlandıracak.

Küçük ve orta ölçekli bürolar için asıl soru işletme maliyeti. BIM yazılım lisansları, eğitim ve gerekirse dışarıdan model üretim hizmeti bedelleri, projelendirme maliyetinin bir kalemi haline gelecek. Bu maliyetin büyük ölçekli, yoğun nüfuslu bölgelerdeki projelere önce, küçük yerleşimlerdeki münferit konut projelerine kademeli olarak yansıması sektöre hazırlanmak için makul bir süre tanıyor, ama 2027 ve 2029 göründüğü kadar uzak tarihler değil.

Bir de idare tarafı var. e-PYS'nin idarelerin mevcut e-imar ve e-belediye yazılımlarıyla nasıl entegre olacağı, protokol süreçlerinin ne kadar süreceği ve platformun fiilen ne zaman kullanıma açılacağı, yönetmelik metninden değil uygulama genelgelerinden ve Bakanlığın kuracağı altyapıdan netleşecek. 1/9/2028 yürürlük tarihine kadar bu konuda ikincil düzenlemeler beklemek gerçekçi.

Taslaktan yönetmeliğe: bir yılda neler değişti

Bu düzenlemenin geçmişi Ağustos 2026'dan ibaret değil. Bakanlık, taslağı Kasım 2025'te bir çalıştay dokümanı olarak kamuoyuyla paylaşmıştı ve o taslak, bugünkünden farklı olarak tek bir yönetmelik halinde kurgulanmıştı: "Mimarlık ve Mühendislik Projelerinin Dijital Olarak Hazırlanması ve Elektronik Ortamda Teslimi ve Yönetilmesi Hakkında Yönetmelik". Taslak ile yürürlüğe giren son hali karşılaştırınca, dokuz ay boyunca metnin hiç durmadığı görülüyor.

En göze çarpan değişiklik format tarafında. Taslakta 2B proje çizimleri DXF formatında düzenleniyordu; DXF, CAD yazılımları arasında veri alışverişi için kullanılan, düzenlemeye açık bir vektör formatı. Yürürlüğe giren metinde bu format terk edilip PDF/A'ya geçildi, yani arşivlenebilir ama düzenlemeye kapalı bir standarda. Bu, idarelerin teslim edilen çizimin sonradan değiştirilemeyeceğinden emin olmak istediğini gösteriyor.

İkinci fark isimlendirme tarafında. Taslakta alt disiplin kısaltmaları üç karakterken (EK-2), yürürlükteki metinde dört karaktere çıkarıldı; muhtemelen üç karakterin çakışan kısaltmalar üretmesi çalıştay sürecinde fark edildi. Taslaktaki proje kodu da bugünkünden daha uzundu: yıl, il, ilçe, mahalle, ada, parsel ve pafta bilgilerini içeren 27 karakterlik bir yapı öngörülüyordu; final metinde pafta alanı kaldırılıp kod sadeleştirildi.

Hukuki dilde de bir yumuşama var. Taslakta e-PYS kayıtları için "aksi ispat edilinceye kadar kesin delil sayılır" ifadesi kullanılmıştı. Yürürlükteki metinde bu, "aksi ispat edilinceye kadar geçerli kabul edilir" şekline çevrildi. İki ifade arasındaki fark küçük görünse de hukuken önemli: "kesin delil" karinesi çok daha güçlü ve itirazı zorlaştıran bir ifadeyken, "geçerli kabul edilme" daha esnek bir karine.

En kritik fark ise geçiş sürecinde. Taslakta yürürlük tarihi bile boş bırakılmıştı ("0/0/2026") ve kademeli uygulamaya dair herhangi bir madde yoktu; BIM zorunluluğu tüm projeler için aynı anda başlayacakmış gibi görünüyordu. Yürürlüğe giren metinde ise nüfus ve metrekare eşiklerine dayanan, 2027'den 2033'e uzanan ayrıntılı bir geçiş takvimi eklendi. Bu, sektörden gelen "hazırlık süresi yetersiz" geri bildirimlerinin dikkate alındığına işaret ediyor; taslak aşamasından nihai metne kadar geçen sürede düzenleme belirgin biçimde yumuşatılmış.

Vergi, muhasebe ve ispat gücü boyutu

Bu iki yönetmelik doğrudan bir vergi hükmü içermiyor. KDV oranı, tevkifat kapsamı, beyan ve ödeme süreleri değişmiyor; bu konular ilgili vergi mevzuatına tabi kalmaya devam ediyor. Ama mali müşavirlik camiasında yapılan bir değerlendirmede işaret edildiği gibi, düzenlemenin iki dolaylı etkisi var.

Birincisi, e-PYS kayıtlarının "aksi ispat edilinceye kadar geçerli" sayılması. Ruhsat ve proje onay tarihleri, inşaat maliyetlerinin aktifleştirilmesi ve gelir-gider dönemlendirmesi gibi muhasebe süreçlerinde referans noktası olarak kullanılıyor; e-PYS'nin zaman damgalı kayıtları bu tarihlerin ispatı için ek bir dijital kaynak oluşturacak. İkincisi, büro ile işveren arasındaki sözleşmelerde artık kimin proje müellifi sıfatıyla e-PYS'ye yükleme yapacağının, kimin platform sorumlusu olacağının açıkça tanımlanması gerekiyor. Bu, sadece teknik bir ayrıntı değil; sorumluluk ve yetkilendirme netleşmediğinde, eksik veya hatalı yüklemelerden kimin sorumlu tutulacağı tartışmalı hale gelebilir.

Basında ve meslek çevrelerinde ilk yankılar

Yönetmelikler yayımlandığı gün onlarca haber sitesi ve sektör platformu konuyu duyurdu; ortak vurgu "inşaatta dijital dönem başlıyor" çerçevesinde BIM ve e-PYS zorunluluğunun kademeli geleceğiydi. Bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla TMMOB Mimarlar Odası veya İnşaat Mühendisleri Odası'ndan yönetmeliklere ilişkin resmi bir değerlendirme yayımlanmış değil. Meslek örgütlerinin tepkisinin, özellikle küçük ölçekli bürolara getireceği ek maliyet ve teknik kapasite yükü konusunda önümüzdeki haftalarda şekilleneceğini düşünüyorum; bu yazıyı güncel tutup gelişmeleri eklemeyi planlıyorum.

Sonuç: erken hazırlananın kazanacağı bir geçiş

Bu iki yönetmelik, Türkiye'de yapı ruhsatı sürecinin dijitalleşmesinde şimdiye kadarki en somut adım. Önceki BIM teşvikleri genelge düzeyinde ve gönüllülük esaslıyken, bu kez tarih, eşik ve teknik standart net biçimde tanımlanmış; ekler üzerinden dosya isimlendirmesine kadar inen bir ayrıntı seviyesi var. Geçiş takvimi kademeli olsa da büyük ölçekli ve büyükşehir projelerinde süre oldukça kısa.

Meslek pratiğimden söyleyebilirim ki bu tür düzenlemelerde asıl fark, yönetmelik yürürlüğe girdiğinde değil, ekleri okuyup iç süreçlerini bugünden buna göre kuran bürolarda ortaya çıkıyor. IFC dışa aktarım ayarlarını test etmek, EK-2'deki isimlendirme şablonunu ofis şablonlarına şimdiden gömmek ve e-imza altyapısını kurmak, 2027 ve 2029'da acele etmemek için en mantıklı üç adım.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu yönetmelikler ne zaman yürürlüğe giriyor?
Dijital Olarak Hazırlanma Yönetmeliği 1 Eylül 2027'de, Elektronik Ortamda Teslim (e-PYS) Yönetmeliği ise 1 Eylül 2028'de yürürlüğe giriyor.
Hangi yapılar kapsam dışında?
Bodrum kat hariç en çok iki katlı ve toplam inşaat alanı 200 metrekareyi geçmeyen müstakil yapılar ile entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık yapıları kapsam dışı. Elektronik Teslim Yönetmeliği ayrıca 3194 sayılı Kanunun 4, 26 ve 27'nci maddelerinde sayılan yapıları da kapsam dışına alıyor.
2B projeler hangi formatta teslim edilecek?
İki boyutlu proje çizimleri PDF/A formatında teslim edilecek. Bu, belgenin yıllar sonra da aynı görünümde kalmasını garanti eden, arşivlenebilir bir standart.
BIM ve IFC zorunluluğu tam olarak ne getiriyor?
3B yapı modelleri TS EN ISO 19650 standartlarına göre BIM tabanlı hazırlanacak ve IFC formatında teslim edilecek. IFC yazılımdan bağımsız, açık bir veri şeması olduğu için model farklı BIM programları arasında sorunsuz okunabiliyor.
e-PYS nedir, kim kullanacak?
e-PYS, Bakanlık bünyesinde kurulan Elektronik Proje Yönetim Sistemi. Proje teslimi, inceleme, eksiklik bildirimi, onay ve arşivleme işlemleri bu platform üzerinden yürütülecek; proje müellifleri, idareler ve yapı denetim kuruluşları sistemin kullanıcıları olacak.
Taranmış (scan edilmiş) PDF dosyaları kabul ediliyor mu?
Hayır. Kâğıda yazdırılıp taranarak oluşturulan PDF dokümanları kullanılamıyor; projelerin orijinal dijital formatlarda hazırlanması zorunlu.
Güvenli elektronik imza kullanmazsam ne değişir?
Güvenli elektronik imza kullanılmadan teslim edilen PDF/A veya IFC dosyalarının ayrıca basılı olarak da idareye verilmesi gerekiyor. İmza kullanıldığında basılı nüsha istenmiyor.
Küçük ölçekli bir büro için BIM zorunluluğu ne zaman başlıyor?
Bulunduğunuz yerin nüfusuna ve projenin metrekaresine göre değişiyor. Büyükşehirlerde büyük ölçekli projelerde 2029'dan itibaren, kapsamda ayrıca sayılmayan tüm diğer binalarda ise en geç 1 Eylül 2032'ye kadar.
Dosya isimlendirmesi nasıl yapılacak?
Her dosya adı proje kodu, bina kodu, disiplin, alt disiplin/öge, dosya türü, dosya tipi, kat/konum, sıra no ve revizyon no alanlarından oluşan sabit karakterli bir şablona göre kuruluyor. Örneğin mimari disiplindeki bir kolon çizimi dosya adında "MM_KOLN" kısaltmasını taşıyor.
Bu yönetmelikler vergi veya muhasebe süreçlerini etkiliyor mu?
Doğrudan bir vergi hükmü içermiyor. Ama e-PYS kayıtlarının "aksi ispat edilinceye kadar geçerli" sayılması, ruhsat ve onay tarihlerinin ispatı açısından muhasebe süreçlerine dolaylı bir katkı sağlayabilir.

Yorumlar

0

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yazın.

Yorum Yaz

Yorumunuz editör onayından sonra yayınlanır.