Ev Almadan Önce Bilmeniz Gerekenler

Bir ev satın almak, çoğu insanın hayatı boyunca verdiği en büyük finansal karardır. Aslında sadece dört duvar ve bir çatı satın almıyorsunuz; yıllarca ödeyeceğiniz bir krediyi, ailenizin güvenliğini ve çoğu zaman birikimlerinizin tamamını tek bir taşınmaza emanet ediyorsunuz. Bu yüzden bu karar duygularla değil, doğru bilgiyle verilmelidir.
Yıllardır hem mimar hem de inşaat mühendisi olarak çalışıyorum. Bu süre içinde proje çizdim, şantiye yönettim, ruhsat ve iskan süreçlerini takip ettim ve belki hepsinden önemlisi, ev almak isteyen pek çok aileyle birlikte daire daire gezip “Burayı alalım mı?” sorusunun yanıtını aradım. Sahada öğrendiğim en net gerçek şudur: Güzel görünen bir daire ile güvenli ve değerini koruyan bir daire her zaman aynı şey değildir. Boya, mutfak dolabı ve aydınlatma birkaç günde değişir; ama taşıyıcı sistem, zemin, ruhsat durumu ve tapudaki kayıtlar sizinle birlikte yıllarca kalır.
Bu rehberde ev almadan önce yapmanız gerekenleri, bir mülkü incelerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini, eski (ikinci el) ve yeni (sıfır) mülk alım süreçlerini, topraktan ve inşaat halindeki binadan daire almanın inceliklerini, devletin yeni güvenli ödeme sistemini, en sık karşılaşılan dolandırıcılık yöntemlerini, abonelik ve aidat gibi çoğu zaman gözden kaçan maliyetleri ve bir mimara mutlaka sormanız gereken soruları olabildiğince açık biçimde anlatacağım. Amacım, satış broşürlerinde anlatılmayanları, yani işin mutfağını sizinle paylaşmak. Yazıda Türkiye’deki güncel uygulamalar temel alınmıştır; harç tutarları, sigorta limitleri, abonelik bedelleri ve resmi takvimler zaman içinde değişebileceği için işlem yapmadan önce ilgili kurumdan teyit almanızı öneririm.
Ev Almadan Önce Yapmanız Gereken Hazırlıklar
İyi bir ev alımı, ilan sitelerine bakmadan haftalar önce başlar. Hazırlık aşamasını atlayan alıcılar, çoğu zaman ya bütçelerini aşar ya da aceleyle yanlış bir karar verir. Aşağıdaki dört başlık, daha ilk adımdan sağlam bir zemin kurmanızı sağlar.
Gerçekçi bir bütçe çıkarın — sadece satış fiyatı değil
Ev alırken en sık yapılan hata, bütçeyi yalnızca ilandaki satış fiyatıyla sınırlamaktır. Oysa tapu devrinde ve sonrasında karşınıza çıkacak ek kalemler küçümsenecek gibi değildir. Tapu harcı, tapu döner sermaye (hizmet) bedeli, zorunlu deprem sigortası (DASK), krediyle alıyorsanız ekspertiz/değerleme ücreti ve kredi tahsis ücreti, emlak danışmanıyla çalışıyorsanız hizmet bedeli, elektrik–su–doğalgaz abonelik açılış bedelleri, ilk aydan itibaren ödemeye başlayacağınız site veya apartman aidatı, taşınma masrafları ve neredeyse her evde gereken tadilat–eşya giderleri toplandığında ciddi bir rakam oluşur. Pratik tavsiyem şudur: satış fiyatının üzerine en az yüzde beş ile yüzde sekiz arasında bir “ek maliyet payı” ekleyin ve kararınızı bu toplam rakama göre verin.
İhtiyacınızı bugüne göre değil, geleceğe göre netleştirin
Kaç odaya, kaç metrekareye, hangi kata gerçekten ihtiyacınız var? Otopark, asansör, site içi olanaklar sizin için ne kadar önemli? Bu soruları yanıtlarken yalnızca bugünü değil, önümüzdeki beş–on yılı da düşünün. Çocuk planı, evden çalışma ihtiyacı, yaşlanan ebeveynler, iş yeri değişikliği gibi etkenler ev tercihini doğrudan etkiler. Ulaşım, okul, sağlık kuruluşları ve günlük ihtiyaçlara mesafe de en az dairenin kendisi kadar önemlidir. Net bir ihtiyaç listesi, sizi “güzel ama bana göre değil” dairelerde vakit kaybetmekten kurtarır.
Finansmanı önceden ayarlayın
Krediyle alacaksanız, ev aramaya başlamadan önce bankadan ön onay almanız büyük avantaj sağlar. Ön onay, ne kadarlık bir bütçeyle hareket edebileceğinizi netleştirir ve satıcı karşısında pazarlık gücünüzü artırır. Bu aşamada peşinat oranını (genellikle konut değerinin belirli bir yüzdesi peşinat olarak istenir), aylık taksitin gelirinize oranını, faiz ve vade seçeneklerini değerlendirin. Ayrıca bankaların krediyi yalnızca belirli şartları taşıyan konutlara verdiğini unutmayın: genellikle iskanı alınmış, kat mülkiyetine geçmiş ve belirli bir bina yaşının altındaki taşınmazlar tercih edilir. Bu yüzden finansman planınız, bakacağınız evlerin niteliğini de belirler.
Lokasyonu ve imar durumunu araştırın
Bir gayrimenkulün değerini en çok belirleyen unsur konumudur. Mahalleyi farklı saatlerde gezin, gündüz ve akşam dokusunu görün. Çevredeki boş arsaların imar durumunu öğrenin; bugün manzaralı olan bir daire, yan parsele yükselecek bir bina yüzünden birkaç yıl içinde manzarasını kaybedebilir. Bölgede planlanan ulaşım yatırımları değeri yükseltebilir; buna karşılık dere yatağı, dolgu zemin gibi olumsuz zemin koşulları riski artırır. Belediyeden imar durumu belgesi alarak hem aldığınız taşınmazın hem de çevresinin geleceğini öngörebilirsiniz.

Bir Mülkü İncelerken Nelere Dikkat Etmelisiniz
Bir daireyi gezerken çoğu kişi mutfağa, banyoya ve manzaraya bakar. Bunlar elbette önemli ama bir mühendis gözüyle asıl bakılması gereken yerler farklıdır. Aşağıdaki başlıklar, bir mülkün “görünen yüzünün” ardındaki gerçek durumu anlamanıza yardımcı olur.
Binanın yaşı ve hangi deprem yönetmeliğine göre yapıldığı
Türkiye bir deprem ülkesidir ve bu nedenle binanın hangi dönemde, hangi kurallara göre yapıldığı kritik öneme sahiptir. 1999 Marmara depremi bir dönüm noktası olmuş, ardından yapı denetim sistemi devreye girmiş ve deprem yönetmelikleri aşamalı olarak sıkılaştırılmıştır. 2007 yönetmeliği ve özellikle 1 Ocak 2019’da yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ile yapılardan beklenen performans gözle görülür biçimde yükseltilmiştir. 2000'li yılların başından itibaren yaygınlaşan bağımsız yapı denetimi de binaların daha kontrollü üretilmesini sağlamıştır. Bu nedenle, kabaca, 2000 öncesi yapılarda daha dikkatli olmak; daha yeni binalarda ise denetim ve ruhsat geçmişini görmek gerekir. Ancak şunu da net söyleyeyim: bina yaşı tek başına yeterli bir ölçüt değildir. Aynı yıl yapılmış iki bina, malzeme kalitesi, işçilik ve denetim farkı yüzünden tamamen farklı güvenlik seviyelerinde olabilir.
Taşıyıcı sistemi ve yapısal bütünlük
Bir binayı ayakta tutan kolon, kiriş ve perde duvarlardır. Daireyi gezerken kolon ve kirişlerdeki çatlaklara dikkat edin; özellikle çapraz (diyagonal) çatlaklar ciddi bir uyarı işareti olabilir. Öte yandan çatlak görmemeniz de tek başına “bu bina sağlam” anlamına gelmez. Benim asıl üzerinde durduğum konu, taşıyıcı sisteme sonradan müdahale edilip edilmediğidir. Zemin katı dükkâna çevirmek için kesilen kolonlar, kaldırılan perde duvarlar, sonradan eklenen katlar veya kapatılan çıkmalar, bir binanın deprem güvenliğini ciddi biçimde düşürür. Aldığınız dairenin içinde de taşıyıcı bir duvarın yıkılıp yıkılmadığını sorgulayın.
Zemin ve yapının oturduğu arsa
Bina ne kadar iyi yapılırsa yapılsın, zemini zayıfsa risk devam eder. Mümkünse zemin etüt raporunu isteyin ve zemin sınıfı ile taban suyu durumunu bir uzmana yorumlatın. Dolgu zeminler, eski dere yatakları ve yüksek taban suyu, deprem davranışını olumsuz etkiler. Binanın bodrum katına mutlaka inin: bodrumun rutubetli, küflü veya sızıntılı olması, su yalıtımının iyi yapılmadığını gösterir. Su yalıtımı zayıf binalarda taşıyıcı demir donatı zamanla paslanır ve bu durum bir depremde yapının performansını düşürür.
Su–ısı yalıtımı, nem ve tesisat
Çatıdan akıntı izleri, ıslak hacimlerdeki küf, pencere çerçevelerinin (doğramalarının) durumu, dış cephede mantolama (ısı yalıtımı) olup olmaması, elektrik ve su tesisatının yaşı; bunların hepsi hem yaşam konforunu hem de ileride yapacağınız masrafı belirler. Eski tesisatlı bir dairede mutfağı yenilemek istediğinizde, çoğu zaman sıvanın altındaki boruları da değiştirmeniz gerekir. Bu tür gizli maliyetleri satın almadan önce öngörmek, bütçe sürprizlerini önler.
Belgeleri görmeden adım atmayın
Bir mülkü ciddi şekilde değerlendiriyorsanız satıcıdan şu belgeleri isteyin: yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi (iskan), varsa yapı denetim raporları, zemin etüt raporu ve güncel tapu kaydı. Belge paylaşmaktan kaçınan, “sonra hallederiz” diyen satıcılara karşı dikkatli olun. Resmi belgeler, bir binanın projesine ve mevzuata uygun yapıldığının en somut kanıtıdır.
Kentsel dönüşüm ve risk durumu
Binanın riskli yapı kapsamında olup olmadığını, çevrede bir kentsel dönüşüm planı bulunup bulunmadığını araştırın. Bu durum bazen risk, bazen de fırsattır. Dönüşüm sürecindeki bir bina ileride yeni bir konuta dönüşebilir; ama süreç, hak sahipliği ve maliyet paylaşımı konularını baştan netleştirmeden bu tür bir alıma girmemek gerekir.
Eski (İkinci El) Mülk Nasıl Alınır — Adım Adım
İkinci el konut alımının en büyük avantajı, satın aldığınız şeyi gözünüzle görmenizdir: bina ayaktadır, daire kullanılmaktadır, çevre bellidir. Ancak sürecin hukuki tarafı en az teknik tarafı kadar önemlidir. İşte adım adım izlemeniz gereken yol:
1. Tapu kaydını ve üzerindeki kısıtlamaları (takyidat) inceleyin. Taşınmazın tapu kaydında ipotek, haciz, satış vaadi şerhi, intifa hakkı (kullanım hakkı) gibi kısıtlamalar (takyidat) olup olmadığını mutlaka kontrol edin. Malikler, Web-Tapu ve e-Devlet üzerinden taşınmazlarına ait belgeleri paylaşabilir; alıcı olarak satıcıdan güncel tapu kaydını isteyin. Satıcının gerçekten malik olduğunu, vekaletle işlem yapılıyorsa vekaletnamenin geçerli ve kapsamlı olduğunu teyit edin.
2. İskan ve kat mülkiyeti durumunu öğrenin. Binanın yapı kullanma izin belgesinin (iskan) alınmış ve tapuda kat mülkiyetine geçilmiş olması en güvenli durumdur. Kat irtifaklı ama iskansız daireler hem kredi sürecinde sorun çıkarabilir hem de ileride ek maliyet ve hukuki belirsizlik getirebilir.
3. Borçları sorgulayın. Apartman veya site aidat borcu, ortak gider borçları, emlak vergisi borcu ve abonelik borçlarını araştırın. Bazı ortak gider borçları taşınmaza bağlı olabildiği için, devirden önce bu kalemlerin kapatıldığını yazılı olarak güvence altına alın.
4. Değerleme (ekspertiz) yaptırın. Krediyle alıyorsanız banka, Sermaye Piyasası Kurulu lisanslı bir değerleme firmasına zaten ekspertiz yaptıracaktır. Nakit alıyorsanız bile bağımsız bir değerleme raporu, ödeyeceğiniz bedelin gerçekçi olup olmadığını net biçimde gösterir.
5. DASK poliçesini kontrol edin. Tapu devri için zorunlu deprem sigortası (DASK) şarttır. Devir sırasında geçerli ve güncel bir poliçe bulunması gerekir; poliçedeki adres, metrekare ve yapı bilgilerinin doğru olduğundan emin olun.
6. Sözleşmeyi ve kaporayı doğru kurgulayın. Bağlayıcı bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, ancak noterde düzenleme şeklinde yapıldığında tam hukuki güç taşır. Elden verilen basit kapora kâğıtları risklidir; kapora veriyorsanız tutarı, hangi şartlarda iade edileceğini ve cayma durumunda tarafların sorumluluğunu açıkça yazın.
7. Tapu randevusu alın ve devri tamamlayın. Web-Tapu üzerinden başvuru yapılır, randevu alınır, harç ve döner sermaye bedeli ödenir ve taraflar tapu müdürlüğünde imza atar. Devir anında ödemenin güvenli biçimde el değiştirmesi için bir sonraki bölümlerde anlattığım güvenli ödeme sistemini kullanın.
Yeni (Sıfır) Mülk Nasıl Alınır
Sıfır konut, hiç kullanılmamış, yeni tamamlanmış ya da yeni tamamlanacak bir daireyi ifade eder. Yeni binalar genellikle güncel deprem yönetmeliğine ve daha çağdaş yalıtım standartlarına göre yapıldığı için teknik açıdan avantajlıdır. Yine de sıfır mülk almak “gözü kapalı güven” anlamına gelmez.
En güvenli senaryo, iskanı alınmış ve kat mülkiyetine geçmiş bir sıfır daire satın almaktır. Bu durumda bina tamamlanmış, denetlenmiş ve oturuma uygun bulunmuştur. İskanı henüz alınmamış sıfır bir daire alıyorsanız, iskanın kim tarafından, hangi tarihe kadar ve hangi şartlarla alınacağı sözleşmede net biçimde yer almalıdır. İskan alınamazsa kat mülkiyetine geçilemez; bu da ileride hem satışta hem de kredi süreçlerinde sorun yaratır.
Satıcı bir müteahhit veya inşaat firmasıysa, firmanın geçmişini araştırın: önceki projelerini zamanında ve söz verilen nitelikte teslim etmiş mi, hakkında yoğun tüketici şikâyeti, icra takibi veya dava var mı? Teslim sırasında bir teslim tutanağı düzenleyin ve eksik işleri yazılı olarak kayıt altına alın. Sıfır konutlarda, yapıdaki gizli ayıplar (sonradan ortaya çıkan kusurlar) için satıcının sorumluluğu uzun bir süre devam eder; bu hakkınızı bilin ve kullanın.
Vergi tarafında, konut tesliminde uygulanan KDV oranı taşınmazın niteliğine ve mevzuata göre değişebilir. Bu nedenle satıştan önce güncel KDV oranını ve ödeyeceğiniz toplam tutarı satıcıdan yazılı olarak teyit edin.
Topraktan (Projeden / Maketten) Bina Nasıl Alınır
“Topraktan ev almak”, henüz inşaata başlanmadan ya da çok erken bir aşamadayken, proje üzerinden konut satın almak demektir. Sektörde buna “maketten satış” ya da hukuki adıyla “ön ödemeli konut satışı” da denir. Bu yöntemin en büyük cazibesi fiyattır: proje aşamasında alınan bir daire, bina tamamlandığında genellikle daha yüksek bir değere ulaşır. Buna karşılık topraktan alım, tüm alım türleri içinde en yüksek riski taşır; çünkü henüz var olmayan bir şeyi satın alıyorsunuz.
İyi haber şu: Türkiye’de ön ödemeli konut satışları tüketiciyi koruyan kurallara bağlanmıştır. Bu korumaları bilmek, sizi pek çok kayıp ve mağduriyetten korur:
• Sözleşmenin resmi şekli: Ön ödemeli konut satış sözleşmesi, noterde düzenleme şeklinde ya da tapuda yapıldığında geçerli ve güvenlidir. Elden imzalanan basit (adi yazılı/resmi olmayan) sözleşmelere güvenmeyin.
• 14 günlük cayma hakkı: Tüketici, sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeden ve cezai şart (sözleşmede yazılı ceza bedeli) ödemeden sözleşmeden cayabilir.
• Bina tamamlama sigortası veya teminat: 30 ve üzeri konut içeren projelerde satıcı, satışa başlamadan önce bina tamamlama sigortası yaptırmak ya da banka teminat mektubu, hakediş sistemi (inşaat ilerledikçe parçalı ödeme) veya bağlı kredi teminatı gibi güvencelerden birini sağlamak zorundadır. Bu güvence, müteahhit iflas etse bile alıcının ya konutuna kavuşmasını ya da ödediği parayı geri almasını sağlar.
• Teslim süresi sınırı: Mevzuata göre ön ödemeli konutlarda teslim süresi, sözleşme tarihinden itibaren 48 ayı (4 yıl) aşamaz.
Bu yasal korumaların ötesinde, topraktan alımda kendi adıma her zaman şunları kontrol ederim: Arsanın imar durumu uygun mu ve yapı ruhsatı alınmış mı? Arsanın tapusu kimin üzerinde; üzerinde ipotek veya haciz var mı? Kat irtifakı kurulmuşsa, dairenizi kat irtifakı tapusuyla devralmanız mümkün mü? Ödeme planı, paranın tamamını başta vermeyecek şekilde inşaatın ilerlemesine bağlanmış mı? Sözleşmede teslim tarihi ve gecikme durumunda uygulanacak cezai şart açıkça yazılı mı? Ve en önemlisi: Karar verirken parlak tanıtım görsellerine değil, belediyece onaylı mimari projeye bakın. Reklamlarda verilen tüm sözlerin sözleşmeye geçirilmesini isteyin; sözleşmede olmayan bir vaat, pratikte geçersizdir.
Müteahhit araştırmasını da hafife almayın. Firmanın daha önce tamamladığı projeleri yerinde görün, eski alıcılarıyla konuşun, teslim sürelerine ne kadar sadık kaldığını öğrenin. Topraktan alımda kâğıt üzerindeki fiyat ne kadar cazip olursa olsun, işi bitiremeyecek bir firmayla yola çıkmak en pahalı karardır.
İnşaat Halindeki Binadan Daire Nasıl Alınır
İnşaat halindeki binadan daire almak, topraktan almaya benzer ama önemli bir farkı vardır: inşaat fiilen sürmektedir ve siz ilerlemeyi gözünüzle görebilirsiniz. Kaba inşaatın hangi seviyede olduğunu, kalıp ve demir işçiliğini, hatta beton dökümünün niteliğini bir uzmanla birlikte yerinde değerlendirebilirsiniz. Bu görünürlük büyük bir avantajdır; ancak inşaatın bitmeme veya gecikme riski tamamen ortadan kalkmaz.
Bu tür bir alımda dikkat etmeniz gereken başlıca konular şunlardır:
• Yapı ruhsatını mutlaka görün. Ruhsatsız ya da ruhsata aykırı (kaçak) bir inşaattan daire almak, ileride iskan ve tapu sorunları doğurur.
• Mümkünse daireyi kat irtifakı tapusuyla devralın. İnşaat halindeki binalarda genellikle kat irtifakı kurulmuştur ve bağımsız bölümünüzü kendi adınıza tapuya kayıt (tescil) ettirmek, sizi koruyan en güçlü yöntemdir. Tapu devri yapılamıyorsa nedenini mutlaka sorgulayın.
• Metrekare ve daire konumunu onaylı proje üzerinden kontrol edin. Satışta vaat edilen net ve brüt alanlar, ruhsat projesindeki değerlerle uyumlu olmalıdır.
• Bir mimar veya inşaat mühendisiyle şantiyeyi gezin. Beton sınıfı, donatı, kalıp ve işçilik kalitesi, henüz görünürken değerlendirilmelidir; bitmiş binada bu detaylar sıvanın altında kalır.
• İskan taahhüdünü sözleşmeye yazdırın. Yapı kullanma izninin müteahhit tarafından, belirli bir tarihe kadar alınacağı açıkça taahhüt edilmelidir.
• Ödemeyi inşaat seviyesine bağlayın. Taksitleri kaba inşaat, ince işler ve teslim gibi aşamalara göre planlamak, riskinizi azaltır.
• Varsa bina tamamlama sigortası veya teminatı isteyin ve 1 Temmuz 2026'dan itibaren tapu devirlerinin güvenli ödeme sisteminden geçeceğini hesaba katın.
Devletin Güvenli Ödeme Sistemi Nasıl Çalışır
Gayrimenkul alım–satımının en hassas ve riskli anı, paranın el değiştirdiği andır. “Parayı verdim ama tapu devredilmedi” veya “tapuyu devrettim ama paramı tam alamadım” türünden mağduriyetler yıllarca yaşandı. Devlet bu sorunu çözmek için iki önemli aracı devreye soktu: Web-Tapu ve Güvenli Ödeme Sistemi.
Web-Tapu nedir?
Web-Tapu, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün elektronik tapu platformudur ve e-Devlet üzerinden erişilir. Bu sistemle malikler taşınmazlarına ait belgeleri görüntüleyip paylaşabilir, alıcı ve satıcı tapu işlemi için ön başvuru yapabilir, randevu alabilir ve harç hesaplaması önceden görülebilir. Yani tapu müdürlüğüne gitmeden önce işlemin büyük bölümü dijital ortamda hazırlanır.
Güvenli Ödeme Sistemi (Tapu Güvenilir Hesap) nedir?
Güvenli Ödeme Sistemi, alıcı ile satıcı arasındaki para transferini banka güvencesi altında ve tapu devriyle eş zamanlı olarak gerçekleştiren bir uygulamadır. Bankacılık kanallarında çoğu zaman “Tapu Güvenilir Hesap” adıyla karşınıza çıkar. Temel mantığı, satış bedelini devir tamamlanana kadar tarafsız ve güvenli bir hesapta tutmaktır. Sistem adım adım şöyle işler:
1. Alıcı ve satıcı, tapu müdürlüğü veya Web-Tapu üzerinden işlem için başvuru yapar ve sistemden bir başvuru numarası alır.
2. Satış bedeli doğrudan satıcıya gönderilmek yerine, yetkili bir banka ya da Takasbank bünyesindeki bloke (güvenli) hesaba yatırılır.
3. Tapu müdürlüğünde imzalar atılıp mülkiyet devri tamamlandığı anda sistem, bankaya elektronik onay sinyali gönderir.
4. Para, devir gerçekleştiği anda otomatik olarak ve eş zamanlı biçimde satıcının hesabına aktarılır.
5. Devir herhangi bir nedenle gerçekleşmezse, bloke edilen tutar alıcıya iade edilir.
Bu sistem, 1 Temmuz 2026 tarihine kadar isteğe bağlı olarak kullanılabilmekte; bu tarihten itibaren ise taşınmaz satışlarında zorunlu olacaktır. Sisteme e-Devlet, taputakas.com.tr adresi ve anlaşmalı bankaların (örneğin Ziraat Bankası, VakıfBank, Emlak Katılım, Albaraka gibi) internet ve mobil şubeleri üzerinden ulaşılabilir. Tavsiyem açık: zorunlu olmasını beklemeden, özellikle yüksek tutarlı işlemlerde bu sistemi kullanın. Büyük tutarları elden ya da klasik havaleyle el değiştirmek, bugün hâlâ en sık yaşanan mağduriyet kaynaklarından biridir. Resmi takvim ve uygulama ayrıntıları güncellenebileceği için işlem öncesinde tapu müdürlüğünden veya bankanızdan teyit almayı ihmal etmeyin.
Ev Alırken En Sık Karşılaşılan Dolandırıcılık Yöntemleri
Gayrimenkul, yüksek tutarlı bir işlem olduğu için dolandırıcıların da en çok ilgilendiği alanlardan biridir. Yıllar içinde sahada ve çevremde pek çok mağduriyet gördüm; en üzücü tarafı, bu vakaların büyük bölümünün birkaç basit kontrolle önlenebilecek olmasıydı. En sık karşılaşılan yöntemleri tanımak, sizi ciddi kayıplardan korur.
• Sahte ilan ve piyasa altı fiyat: Dolandırıcılar, ilan sitelerine benzerlerinin (emsallerin) çok altında fiyatlı, “çok acil” başlıklı sahte ilanlar koyar. İlanı yalnızca birkaç gün açık tutup çok sayıda kişiden kapora topladıktan sonra ilanı kaldırır ve telefon numarasını kapatır.
• Evi görmeden kapora isteme: “Başka talipli var, kaçırırsınız” baskısıyla, taşınmazı yerinde görmeden ve gerçek malikle yüz yüze görüşmeden kapora veya depozito istenir. Görüşme ve resmi sözleşme olmadan ödenen paranın geri alınması çok zordur.
• Sahte malik, sahte kimlik ve sahte tapu: Taşınmazın gerçek maliki olmayan kişiler, sahte kimlik ya da sahte/eski bir tapu fotokopisiyle satış yapmaya kalkışır. Bu yüzden malikin kimliğiyle tapudaki ismin birebir aynı olduğunu doğrulamak şarttır.
• Vekaletname dolandırıcılığı: İptal edilmiş, sahte ya da o işlemi kapsamayan bir vekaletnameyle satış yapılmaya çalışılır. Vekaletle yapılan işlemlerde vekaletnamenin geçerliliğini ve kapsamını mutlaka doğrulatın.
• “Tapuda mesai bitti” oyunu: Kendini emlakçı veya aracı olarak tanıtan kişiler, mesai bitimine yakın randevu alır, parayı havale ettirir ve ardından “Mesai bitti, yarın devam ederiz” deyip ortadan kaybolur.
• Aynı daireyi birden fazla kişiye satma: Özellikle topraktan ve maketten satışta, aynı bağımsız bölüm adi (resmi olmayan) sözleşmelerle farklı alıcılara ayrı ayrı satılabilir. Bu da resmi sözleşmenin ve tapu güvencesinin neden hayati olduğunu gösterir.
• IBAN / hesap değiştirme dolandırıcılığı: E-posta veya mesajla “hesap numaramız değişti” denilerek para, dolandırıcının hesabına yönlendirilir. Ödeme yapmadan önce hesap bilgisini mutlaka telefonla ve karşı tarafın yüzüne karşı teyit edin.
Bu yöntemlerin neredeyse tamamı, birkaç temel kuralla etkisiz kalır. Tapu kaydını ve malik bilgisini e-Devlet ile Web-Tapu üzerinden doğrulayın; taşınmazı yerinde görmeden ve gerçek malikle yüz yüze görüşmeden hiçbir ödeme yapmayın; büyük tutarları elden veya doğrulanmamış bir hesaba göndermek yerine devletin Güvenli Ödeme Sistemi'ni kullanın; satış vaadi sözleşmesini noterde düzenleyin. Sizi acele ettiren, baskı yapan veya belge göstermekten kaçınan tarafa karşı her zaman dikkatli olun. Bir dolandırıcılığa maruz kaldığınızı düşünüyorsanız vakit kaybetmeden Cumhuriyet Başsavcılığına başvurun.
Müteahhitlerin Metrekare (m²) Dolandırıcılığı ve Açılan Davalar
Konut alımında en çok şikâyet edilen konulardan biri, vaat edilen metrekare ile teslim edilen metrekare arasındaki farktır. Bu fark çoğu zaman dikkatsizlikten değil, bilinçli bir yanıltmadan kaynaklanır. En sık görülen yöntemler şunlardır:
• Brüt alanın net alan gibi sunulması: Satışta söylenen rakam; duvar kalınlıkları, şaftlar ve ortak alanlardan düşen pay dâhil “brüt” alandır. Oysa içeride fiilen kullanacağınız “net” alan çok daha düşüktür.
• Balkon, teras ve eklenti alanların tam metrekareyle sayılarak dairenin olduğundan büyük gösterilmesi.
• Proje üzerinde sonradan yapılan değişikliklerle dairenin küçültülmesi, buna karşılık fiyatın aynı kalması.
• Sözleşmeye kesin rakam yerine “yaklaşık” gibi belirsiz (muğlak) ifadeler yazılarak bağlayıcılıktan kaçınılması.
Kendinizi korumanın yolu, ölçüleri belgeye bağlamaktır. Sözleşmeye net (kullanım) alanını ve brüt alanı ayrı ayrı, rakamla yazdırın; ölçüleri belediyece onaylı mimari projeden teyit ettirin; teslim sırasında bağımsız bir uzmana ölçüm yaptırın.
Açılan davalarda mahkemelerin genel yaklaşımı alıcı lehinedir. Yargıtay içtihatlarında (kararlarında) eksik metrekare çoğunlukla ayıplı ifa (kusurlu teslim) olarak değerlendirilir ve bu durumda alıcıya seçimlik haklar tanınır: ayıp oranında bedel indirimi (eksik metrekareye karşılık gelen tutarın iadesi), ücretsiz onarım, sözleşmeden dönme ya da tazminat talep edilebilir. Eksikliğin aşırı boyutlara ulaştığı, yani teslim edilen dairenin sözleşmede kararlaştırılandan önemli ölçüde farklılaştığı durumlarda Yargıtay “aliud (değişik eser) ifa” kavramına başvurmuş; yani aslında borçlanılan şeyin hiç teslim edilmediği sonucuna varmıştır. Uygulamada alıcılar en sık, eksik metrekarenin bedelinin iadesini ve uğradıkları zararın tazminini talep eder. Davanın sonucu büyük ölçüde sözleşme metnine, onaylı projeye ve bilirkişi ölçümüne göre şekillendiği için, metrekarenin sözleşmede açık ve rakamla yazılı olması alıcının elini son derece güçlendirir. Her anlaşmazlık kendine özgü olduğundan, somut bir durumda gayrimenkul ve tüketici hukuku alanında uzman bir avukata danışmanız gerekir.
Tapu Devri, Harçlar ve Masraflar
Tapu devrinde ödenecek en önemli kalem tapu harcıdır. Gayrimenkul devrinde harç, satış bedeli üzerinden binde 40 (yüzde 4) oranında hesaplanır; bunun yarısı alıcı, yarısı satıcı adına tahakkuk eder (hesaplanır). Uygulamada tarafların kimin ne kadar ödeyeceğini kendi aralarında kararlaştırdığı sık görülür, bu nedenle pazarlık aşamasında harcın kimde kalacağını baştan netleştirin.
Çok önemli bir uyarı: Tapu harcı, gerçek satış bedeli üzerinden ödenmelidir ve hiçbir koşulda belediyenin belirlediği emlak vergisi değerinin altında gösterilemez. Tapuda bedeli düşük göstermek yasa dışıdır. Bu yola girmek; eksik harç cezası, ileride taşınmazı sattığınızda ortaya çıkacak değer artış kazancı vergisinde dezavantaj ve bir anlaşmazlık durumunda tapuda yazan düşük rakamın esas alınması gibi ciddi riskler doğurur. Kısacası: tapuda gerçek rakamı yazdırın; kısa vadeli küçük bir tasarruf için uzun vadeli büyük bir risk almayın.
Harç dışındaki kalemler arasında tapu döner sermaye (hizmet) bedeli yer alır. Bu tutar; taşınmazın bulunduğu il, işlemde kredi kullanılıp kullanılmadığı ve alıcının yabancı olup olmaması gibi etkenlere göre değişir ve her yıl güncellenir. Ayrıca tapu devri için zorunlu deprem sigortası (DASK) poliçesi gerekir. Krediyle alımda ise ekspertiz/değerleme ücreti, kredi tahsis (ayırma) ücreti ve ipotek kurma (tesis) işlemleri ek maliyet oluşturur. Emlak danışmanıyla çalışıyorsanız hizmet bedeli de bütçeye eklenmelidir. Tüm bu kalemleri en baştan hesaba katmak, tapu gününde sürprizle karşılaşmanızı önler.
Elektrik, su ve doğalgaz abonelik masrafları
Tapu işlemleri bittiğinde masraflar bitmez; yeni evde oturmaya başlamadan önce abonelikleri kendi adınıza açtırmanız gerekir ve bu kalem çoğu zaman bütçe planında unutulur. Elektrik aboneliğinde, konutun gücüne (kW) göre hesaplanan bir güvence (depozito) bedeli ile sayaç ve bağlama gibi işlem ücretleri ödenir. Doğalgazda, daha önce hiç abonelik açılmamış konutlarda bir kez ödenen abone bağlantı bedeli ve ayrıca bir güvence bedeli söz konusudur; daha önce abonelik açılmış bir dairede ise yalnızca güvence bedeli ve devir ücretleri çıkar. Su aboneliğinde de teminat bedeli ile bölgeye göre kanal katılım payı veya katılım (iştirak) bedeli gibi kalemler gündeme gelebilir.
Bu tutarlar; ilinize, dağıtım şirketine, konutun gücüne ve güncel tarifelere göre büyük ölçüde değişir ve her yıl güncellenir. Güvence ile teminat bedelleri, aboneliği kapattığınızda kural olarak iade edilir; abone bağlantı bedeli ise iade edilmez. Sıfır bir konut alıyorsanız doğalgaz bağlantı bedelinin daha önce ödenip ödenmediğini satıcıya mutlaka sorun; çünkü ilk kez abonelik açılacak bir dairede bu kalem küçümsenmeyecek bir maliyet oluşturur. Net rakamlar için bölgenizdeki elektrik, su ve doğalgaz dağıtım şirketlerinin güncel tarifelerini öğrenip bu tutarları taşınma bütçenize ekleyin.
Site ve apartman aidatı
Aidat, ev sahibi olduktan sonra düzenli olarak ödeyeceğiniz en önemli sabit giderdir ve satın alma kararını doğrudan etkilemelidir. Aidat; kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve güvenlik giderleri, asansör ve ortak alanların bakım–onarımı, sigorta primleri, yönetici ücreti ve ortak tesislerin işletme giderleri için toplanır. Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre, aksine bir anlaşma yoksa kapıcı ve bahçıvan gibi giderlere kat malikleri eşit olarak; ortak yerlerin bakım, onarım ve işletme giderlerine ise arsa payı oranında katılır. Uygulamada aidatın nasıl paylaşılacağı çoğu zaman yönetim planında ya da kat malikleri kurulu kararıyla belirlenir.
Yüzme havuzu, güvenlik, peyzaj ve spor salonu gibi olanaklara sahip sitelerde aidat oldukça yüksek olabilir; bu nedenle bir konutu almadan önce aylık aidatın ne kadar olduğunu, neleri kapsadığını ve yakın dönemde planlanan büyük harcamalar (çatı yenileme, asansör değişimi, cephe çalışması gibi) bulunup bulunmadığını mutlaka öğrenin. Aidat konusunda alıcıları en çok zora sokan durum ise devralınan gizli borçlardır. Önceki malikin ödemediği ortak gider borçları bazı durumlarda taşınmaza ve yeni malike yansıyabilir; ayrıca yönetim, ödenmeyen aidat için herhangi bir ay sınırı beklemeden icra takibi başlatabilir ve geciken borçlara Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca aylık yüzde beş gecikme tazminatı işletilebilir. Bu yüzden devirden önce yönetimden “borcu yoktur” yazısı isteyin ve önceki malikin tüm ortak gider borçlarını kapattığını yazılı olarak güvence altına alın.
Bir Mimara veya İnşaat Mühendisine Sormanız Gereken Sorular
Ev almadan önce bağımsız bir uzman görüşü almak, ödeyeceğiniz danışmanlık ücretinin çok ötesinde değer üretir. Önemli bir noktayı vurgulamak isterim: incelemeyi yapacak uzman, satıcının veya müteahhidin yönlendirdiği kişi değil, sizin seçtiğiniz bağımsız bir mimar ya da inşaat mühendisi olmalıdır. İşte bir uzmanla mülkü gezerken sormanız gereken sorular:
• Bu binanın taşıyıcı sistemi nedir ve yaşına, konumuna göre yeterli görünüyor mu?
• Bina hangi deprem yönetmeliği döneminde yapılmış; bugünün standartlarına göre durumu nedir?
• Zemin etüt raporu var mı? Zemin sınıfı ve taban suyu durumu ne anlama geliyor?
• Kolon, kiriş veya perde duvarlarda kesme, kaldırma gibi bir müdahale yapılmış mı?
• Gördüğümüz çatlaklar yapısal mı, yoksa yalnızca sıva kaynaklı mı?
• Binada güçlendirme yapılmış mı; yapılması gerekir mi ve yaklaşık maliyeti ne olur?
• Su ve ısı yalıtımının durumu nasıl; rutubet veya küf riski var mı?
• Çatı, elektrik ve su tesisatı yakın zamanda yenilenmeli mi?
• Daire içinde sonradan kaldırılan bir duvar ya da yapılan tadilat taşıyıcı sistemi etkilemiş mi?
• Yapı ruhsatı ve iskan, mevcut projeyle uyumlu mu? Ruhsata aykırı (kaçak) bir bölüm var mı?
• Bina kentsel dönüşüm ya da riskli yapı kapsamında mı?
• Topraktan veya inşaat halinde alımda: onaylı mimari ve statik projeyi inceleyebilir misiniz; projedeki daire benim alacağımla birebir aynı mı?
• Vaat edilen metrekare gerçekçi mi; net alan ile brüt alan arasındaki fark ne kadar?
• Bu daireyi yaşanabilir duruma getirmek için tahmini tadilat ve iyileştirme bütçesi ne olur?
• Tüm teknik durumu göz önüne aldığınızda, istenen fiyat makul mü?
Ev Alırken En Sık Yapılan Hatalar
Yılların sahada bana öğrettiği, alıcıların tekrar tekrar düştüğü hatalar var. Bunları önceden bilmek, çoğunu kolayca önlemenizi sağlar:
• Duygusal karar vermek: bir daireye “ilk görüşte” âşık olup teknik ve hukuki kontrolleri atlamak.
• Sadece daireyi görüp binayı, ortak alanları ve çevreyi ihmal etmek.
• İskan, kat mülkiyeti, yapı ruhsatı ve tapu takyidatı gibi belgeleri kontrol etmemek.
• Tapuda satış bedelini gerçekte olduğundan düşük göstermeye razı olmak.
• Bütçeyi yalnızca satış fiyatıyla sınırlamak; harç, sigorta ve tadilat gibi ek maliyetleri unutmak.
• Yazılı ve resmi sözleşme yerine sözlü vaatlere güvenmek.
• Müteahhidi veya satıcıyı araştırmadan kapora ya da peşinat vermek.
• Bağımsız bir mimar veya mühendis incelemesinden tasarruf etmeye çalışmak.
• Tapu kaydını ve satıcının gerçekten malik olup olmadığını e-Devlet üzerinden doğrulamadan ilerlemek; evi görmeden kapora göndermek.
• Vaat edilen metrekareyi onaylı projeden teyit etmemek ve sözleşmeye net rakam yazdırmamak.
• Satıcının “başka alıcı var” baskısı altında, aceleyle imza atmak.
Acele Etmeyin, Belge İsteyin, Uzmana Danışın
Ev almak heyecan verici bir süreçtir ve bu heyecan tamamen yerindedir. Ancak iyi bir alım, heyecanın yanına sabrı, bilgiyi ve doğru soruları ekleyen kişinin alımıdır. Bir mimar ve inşaat mühendisi olarak size en yalın şekilde şunu söyleyebilirim: Görünen değil, görünmeyen önemlidir. Boya kokusu ve şık mobilyalar değil; taşıyıcı sistem, zemin, ruhsat, iskan ve tapudaki kayıtlar evinizin gerçek değerini belirler.
İster eski, ister sıfır, ister topraktan ya da inşaat halinde bir konut alın; üç ilke her zaman geçerlidir. Birincisi, acele etmeyin ve baskı altında imza atmayın. İkincisi, her şeyi belgeyle isteyin ve her vaadi sözleşmeye yazdırın. Üçüncüsü, bağımsız bir uzman görüşü alın ve ödemeyi mutlaka devletin güvenli ödeme sisteminden geçirin. Bu üç ilkeye sadık kalan bir alıcı, hatalı bir karar verme olasılığını büyük ölçüde azaltır. Sağlıklı, güvenli ve değerini koruyan bir eve kavuşmanız dileğiyle.



Yorumlar
0